Okul Başarısızlığı

İnsanların adeta bilgi bombardımanına tutulduğu bilgi çağında herkesimden aile çocuğunun önem verme zorunluluğunu hissetmektedir. Ülkemizde buna birde eğitim sisteminden kaynaklanan zorluklar eklenince okul çağına gelmiş bir çocuğa sahip olmak anne baba için madde manevi büyük sıkıntı altına girmek demektir. Bir yanda 70-80 kişilik sınıflarda öğrenim görmeye çalışan ilkokul öğrencileri diğer yanda, sınırlı sayıda kontenjanı olan özel okullar ve Anadolu Liselerine girebilmek için büyük çaba sarf eden çocuklar hiç de iç açıcı olmayan bir tablo çizmektedir. Bütün bu zorluklar ve karmaşa içinde öğrencilerin bir kısım başarıya ulaşır ve eğitimlerini devam ettirirken azımsanmayacak bir kısım ise başarısız olmakta ve eğitimini devam ettirememekte ya da zorlanarak belli bir sınıfa kadar okuyabilmektedir.

Eğitim sistemimizin iki büyük açmazı, yeterli sayıda okul olmaması nedeniyle çocukların çok kalabalık sınıflarda ders görmeleri ve öğreteceğimiz bilgilerin çocuğun gelişim düzeyine uygun olup olmadığı araştırılmadan ders programlarının yapılmasıdır. Özellikle ilkokul döneminde, sosyal faaliyetler ve arkadaş ilişkilerinin öğrenilmesi ve geliştirilmesi ön planda olması gerekirken bunlar geriye atılarak çocuğa daha çok bilgi yükleme yoluna gidilmektedir. Bilişsel gelişimine uygun olmayan bilgileri edindiğini düşündüğümüz çocuk, bu bilgileri kısa sürede unutmakta ve bir sonraki yıl her şeye yeniden başlanmaktadır.