Dışkı kaçırmanın nedenleri

Dışkı kaçırmanın nedenleri konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür:

Bedensel nedenler görüşü: Bu çocukların kalın bağırsak işlevlerinde bozukluk vardır. Bu nedenle sık kabız olurlar. Kabızlık sonucu da dışkı kontrolleri bozulur.
 
Ruhsal nedenler görüşü: Tuvalet eğitiminin erken yaşta başlaması ve eğitimde ceza ve baskı yöntemlerinin uygulanması çocuğun dışkısını bırakmamasına neden olur. Bu da süregen kabızlık sonunda dışkı kaçırmayla sonuçlanır. Bu olay adeta anneye karşı bir çeşit tepki olarak görülebilir. Çünkü bu çocukların anneleri genellikle kuralcı, titiz, otoriter ve baskıcıdırlar. Ayrıca yem bir kardeş doğumu, anneden uzak kalma, ağır bir hastalık geçirme gibi stres doğuran olaylardan sonra da o ana kadar dışkısını tutabilen çocuklarda dışkı kaçırma görülebilir. Dışkı kaçırmayı dışa vuramayan saldırganlık duygularının ifadesi olarak kabul edenler de vardır.
Bazı çocuklar tuvalete düzenli ve ihtiyacı olduğu zaman gitmeye büyük direnç gösterirler. Tuvalete gitmeye karşı var olan bu direnç, onların günlük hayatta bir işi düzenlemedeki zorluklarından farklı değildir. El yıkama, diş fırçalama, oyuncaklarını düzenleme gibi etkinliklerde tembellik gösteren çocuklar tuvalete zamanında gitmeyi de beceremeyebilirler.
Dışkı kaçırmayla birlikte gece altını ıslatma, çökkünlük saplantı-zorlantı bozukluğu, davranış bozukluğu gibi başka ruhsal sorunlar da bulunabilir. Özellikle 4-5 yaşlarından sonra dışkısını kaçırma çocuk için oldukça zedeleyici bir durumdur. Çevresindeki büyüklerden, arkadaşlarından hatta anne ve babasından gelen her türlü eleştiri ve aşağılayıcı söz sorunu daha da çözümsüz hale sokar ve çocuğun sosyal ilişkilerini bozar. Çocuğunda bu belirtiyi gören anne ve babalar her şeyden önce bunun bir hastalık olduğunu kabullenmeleri
ve bunu uygun bir dille çocuklarına anlatmaları gerekir. Yoksa bilerek yapıyor ya da bizi cezalandırmak için yapıyor gibi düşünceler zaten inatçı ve tedavisi uzun süren hastalığın tedavisini daha da zorlaştırır. Özellikle anneler yaşadıkları zorluklar nedeniyle bu durumla mücadele gücünü kendilerinde bulamayıp sabırsız davranabilmektedirler. Büyük bir çocuğun altına kaçırması çocuk kadar aile fertlerini de rahatsız eder. Tedavi arama çabası yerine öfke ve hiddetle olaya yaklaşmak hastalığın süregen hale gelmesine neden olur. Çocuğun soruna karşı tepkisi utanma ve gizleme şeklinde olabileceği gibi, çocuk tamamen kayıtsız, aldırmaz ve sanki her şey normalmiş gibi bir tavır da sergileyebilir.
Tedavinin ilk aşaması anne ve babanın çocukları ile olumlu ve sağlıklı bir ilişki içine girmelerini sağlamaktır. Daha sonra çocuğa davranış tedavileri uygulanabilir. İlaç kullanımı da gerekebilir.
Copyright 2012 © mucahitozturk.com
Mavinesil Reklam Hizmetleri