Kategori arşivi: Karşıt Gelme-Karşıt Olma Bozukluğu (KGB-KOB)

Karşıt Gelme-Karşıt Olma Bozukluğu (KGB-KOB)

DEHB’si olan çocukların önemli bir kısmında karşıt gelme bozukluğu da gözlenir. Özellikle KGB olan okul öncesi çocuklarda otoriteye karşı gelme davranışını çok belirgin olarak gözleriz. Bu çocuklar aslında düşünmeden, yorum yapmadan, hemen hızlıca “HAYIR” deme eğilimindedirler.

Dolayısıyla dik başlı, dirençli, uyumsuz, isteksiz ve sonunda uzlaşamayan bir tavır sergilerler. Özellikle evde anne babanın her uyarısına her isteğine karşı gelmeleri söz konusudur. Bunu ya “HAYIR YAPMAYACAĞIM” diye sözel olarak ifade eder ya da pasif olarak yapmamak için direnirler.

Sataşmayı şaka yapmayı, kızdırmayı seven bu çocuklar aynı şey kendilerine yapıldığında ise aşırı hassas davranır, rahatsız olur ve tepki verirler.

Bu durum aile içinde aşırı çatışmalara ve sorunlara neden olur. Adeta anne ve babayı bıktıran hiçe sayan tavırları vardır. Büyükler isteklerinin ya da kuralların yerine gelmemesinden dolayı hiddetlenip çocuğa ağır cezalar verebilir hatta şiddet uygulayabilirler.Çoğunlukla yenilmeyi kabul etmez, mutlaka kazanmak ister, kazanma noktasında oyunun kurallarını kendine göre değiştirerek arkadaş ilişkilerinde başka bir boyutta sorun daha yaratırlar.

KGB olan çocuklar sadece ev ortamlarında değil arkadaş ortamında da oldukça yoğun, ilişkiye girme ve ilişkiyi sürdürme sorunu yaşamaktadırlar. Sürekli benim dediğim olsun kuralları ben belirleyeyim düşüncesinde hareket edip oyunda kendilerinden başka otorite kabul etmezler. Sürekli etraflarında yönetebilecekleri birilerini ararlar. Bu olmadığı zaman ya oyunu terk ederler ya da oyunu bozucu hareketler sergilerler. Bu iki durumda çocuğun diğer arkadaşları tarafından grupta istenmemesine daha sonra grup oyunlarına çağırılmamasına neden olur. Oyunlarda “itirazcı, mızıkçı” olarak bilinirler.

Bu olup bitenler çocukla konuşulduğunda sağlıklı bir yorum yapması genellikle mümkün olmaz.

Hep kendi haklıdır, sürekli bir “ama” sı vardır. Sıklıkla “ama o da böyle yaptı” gibi cümleler kullanırlar. Dolayısıyla yaptıkları yanlışlardan ders çıkartmaz ve kendini değiştirmeye çalışmazlar.